Aşıklar Ölmez

25 Kasım, 2010

Yazıcı-dostu sürümYazıcı-dostu sürümArkadaşına gönderArkadaşına gönder
  ‘’Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,            
Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü peygamber?’’
 İnsan bu dünyaya kendi isteği ile gelmediği gibi bu dünyadan da kendi isteği ile ayrılamaz ya da başka bir deyişle  ayrılmamalı. İnsanın yaşam grafiği doğduğundan itibaren önce artan ve gençlik çağından sonrada azalan eğri şeklinde. Yeni doğmuş bebekle yaşlanmış ninemin hayatını devam ettirebilmesi için birilerinin bakmasına ihtiyaçları var. İnsan kendini kötü durumlara yakıştıramaz, kendine konduramaz ama kimin başına ne geleceğini kimin ne olacağını sadece Allah bilir. Bediüzzaman Hazretleri dünya peşinde koşan ya da kendisine de “Neden dünyaya bağlanmıyorsunuz”  diye soranlara  “Ölümü öldürüp, kabir kapısını kapatabilir misiniz?” sorusu ile cevap veriyor.  Evet ölüm öldürülemiyor ve kabir kapısı kapanmıyor mutlaka hepimizin gideceği son durak orası. 
    ***                                                                            
  İKİ YİĞİT TALEBE 
                                                                                                                                                                          
“Bayram katili”  yine yapacağını yaptı…  Bundan beş yıl önce derslerine girdiğim iki öğrenci vardı, ikisi de birbirinden zeki, birbirinden çalışkan. İkisi de idealist, çalıştılar ve  OKS’de Türkiye derecesi yaptılar. Sonra burslu olarak Büyükkoyuncu Lisesi’ni okudular ve hedefleri olan doktorluk için birisi Çapa diğeri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandı. Birinin adı Ali diğerininki Alperen. Bu yiğitler Kurban Bayramı için memleketlerine gelirken bayram katili onlara musallat oldu. Kazada Ali vefat etti, Alperen ise komada, dualarınızı bekliyor. Onlar üzerine düşeni yaptılar çalıştılar, gayret ettiler ama işte ölüm! Şairin dediği gibi:                                  
 N'eylersin ölüm herkesin başında.
 Uyudun uyanmadın olacak.
 Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
 Bir namazlık saltanatın olacak.
 Taht misali o musalla taşında.                                                                                                                         
Ölüm bizi nerede, nasıl, kaç yaşında bulur bilinmez ama  ölüm bir son değil başlangıçtır...
***                                                                           
AĞLAMA BEBEK
 Geçenlerde mutlu bir haber aldım sevdiğim arkadaşlarımdan Kemal Beyin çocuğu olmuş adını da  Canan koymuşlar, ne güzel!  Allah bağışlasın.     Ben bebek olduğum hatta doğduğum zamanları çok merak etmişimdir. Kışın soğuğunda doğmuşum hatta doğduğumda bazı sıkıntılar da yaşamışım ama yılmamışım sanki hiç ölmeyecekmiş gibi. Evet her doğan insan bir gün ölecek hani mübareklerden birine sormuşlar “Hayat nedir?” diye, o da “Ezanla gamet arasıdır” demiş. Malum doğarken kulağımıza ezan okunuyor, ölünce de ezansız sadece gametle namazımız  kılınıyor ya, işte hayat bu kadar. Çok uzun gibi görünse de geriye dönüp baktığınızda geçen yılları anlatmanız bile  çok uzun sürmüyor. Öyleyse dünyaya  bağlanmaya gerek yok değil mi Canan?        
  Bir hadis-i şerifle bu faslı da kapatalım:  “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz.”                                                    
***
ABD OLMAK
 Arapçada abd kul demektir. İbadette abd kökünden gelip kulluk etmek demektir. Aklıma her zaman gelen bir soruyu sizinle paylaşayım istedim acaba ölüm olmasaydı ibadet eder miydik? Yani ibadet etmemizin nedeni Allah’a vereceğimiz hesap korkusu mu?
 Eveeet alimlerden birisi talebelerine sırayla soruyor; “Neden ibadet ediyorsunuz?”  diye.. Birisi cevap veriyor “Cennete gitmek için”  “O zaman sen cennetin kulusun” diyor, başkası “Cehennem azabından kurtulmak için diyor” ona da “Sen de cehennemin kulusun” diyor. Demek ki gerçek  ibadet sadece Allah için olmalı.                                                            
  Mevlana Hazretleri ölüm gününü düğün günü olarak niteliyor. Allah’a kavuşma günü yani. Büyüklerde ibadet Allah sevgisinden olduğu için zaten ibadeti zevkle yaparlar, çok yaparlar, içten yaparlar… Çünkü  gerçek aşık onlardır.
 O yüzdendir ki “Aşıklar ölmez” sadece sevdiklerine kavuşmak için mekan değiştirirler…
 

SERKAN ULUSOY

Yorumlar

Aşıklar ölmez!Ölen

Kasım 25, 2010 tarafından İbrahim (doğrulanmadı), 1 yıl 25 weeks ago
Comment: 845

Aşıklar ölmez!Ölen hayvandır...Biz, öyle bir sevdaya,aşka düşmüşüz ki şu üç günlük dünya da, öldükten sonra tekrar dirileceğimize bile inanmışız(Elhamdülillah).Gerçek aşkı bırakıp sahte,dünyevi aşklara kapılanlara yazıklar olsun..Rabb'im, bizleri aşkıyla öldürmeyi,diriltmeyi ve cennetine koymayı nasip etsin inş...Kazada ölen arkadaşımıza Allah'tan rahmet,yaralı kardeşimize acil şifalar diliyorum..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi