Ey Yolcu Hazırlan!

2 Aralık, 2010

Yazıcı-dostu sürümYazıcı-dostu sürümArkadaşına gönderArkadaşına gönder

 “Uzun ve meşakkatli seferlerde mutlaka azık edinin ve bilin ki azığın en hayırlısı haramlardan korunma, marufları yerine getirme manasına takvadır.” (Bakara Suresi,2/197)  fehvasınca, Allah’ın rızasını kazanmak isteyen kul, salih amel işlemelidir. Salih amellerin de başında tabi ki “dinimizin direği” namaz gelir. İnsan basit bir yolculuk için bile mutlaka hazırlık yapar, en azından bilet alır. Bediüzzaman’ın da temsili hikayeciklerinde bahsettiği gibi bu dünyadan ahirete olan yolculuğumuz içinde en azından bilet hükmünde olan namazımızı kılmalıyız ki yapacağımız yolculukta aç, yayan ve susuz kalmayalım.                                                                        
     ***
  “KALPLER ANCAK ALLAH’I ZİKRETMEKLE TATMİN OLUR”
 Mevlana Hazretleri bir hikayesinde seyis (atlı)den bahseder; seyis atıyla birlikte gezer  ve çiftliğine gelir. Atını ahıra bağlar önüne de samanı, otu kor. At karnını doyurr, seyis de eve gider ve orada kendi yemeğini yer.
 Atın yediği otla seyis doyabilir mi?
 Evet bu hikayede at insanın bedenini seyis ise ruhunu  temsil ediyor. Seyis, atı istediği yere sürer, işini yaparken ona biner, kullanır. İnsanın da ruhu bedenini istediği yere götürür, istediği şeyi yaptırır. Peki o seyis gibi insanın da yediği yemek ruhunu doyurabilir mi?
 Bu temsili hikayede de olduğu gibi insanın yediği yemekler ruhunu doyuramaz nitekim insanın karnı tok olduğunda bile canı sıkkın olabilir. O zaman ruhumuzu doyuracak bir şeyler lazım değil mi?
 İnsanın ruhunu doyuracak şey birilerinin dediği gibi müzik olabilir mi? Çoğu örnekte de görülüyor ki müzik ruhu doyurmamakta ve hatta bazı müzik çeşitleri ruhu daha da acıktırmaktadır, dinleyenler bunalıma girmektedir. Yapılan araştırmalar ve gördüğümüz, yaşadığımız örnekler ruhu doyuran en güzel gıdanın ibadet olduğunu gösteriyor. İbadetler içinde de en düzenli olanı namaz.
       ***
CENNET UCUZ DEĞİL,  CEHENNEM DAHİ LÜZUMSUZ DEĞİL!
 Herkes cennete gitmek ister tabi ki cennette de kontenjan sınırlı değil ama burası da imtihan dünyası değil mi?
 Allah’ın rahmeti sınırsız, yaptığımız, yapacağımız her kötülükten ona sığınırız. Ama Ebu Bekirlerle Ebu Cehillerin farkı işte bu dünyada yaptıklarıyla ortaya çıkacaktır. İnsanların ve cinlerin makamı sabit değildir, yaptıklarına göre değişebilir. Meleklerin ise yapacağı şey bellidir ve onun dışına çıkmazlar onun içindir ki meleklerin makamı değişmez, sabittir. Mesela bazı melekler vardır sadece Allah’a secde etmek için yaratılmışlardır, bazı melekler vardır bütün ömürleri boyunca yaptıkları bir yağmur damlasını yeryüzüne indirmektir.
 Dolayısıyla bizler melek olmadığımıza göre makamımızı belirlemek de bize kalıyor. Kıldığımız namazında yerimizi belirlemede en önemli ibadet olduğunu bilelim ve ona kendimizi  tabiri caizse kaptıralım. Efendimizin gelmiş-geçmiş bütün günahları affedildiği halde  ayakları şişene kadar namaz kıldığını unutmayalım.
***
NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR
 Bir Alman ile Türk barda içerken, bir yandan da bizim Türk Alman’ın Müslümanlığına vesile olmaya çalışıyormuş!
 Aralarında şöyle bir konuşma geçer:
 Türk: Dostum sen de Müslüman olsana, Müslümanlık çok iyidir.
 Alman: Ama sizin dininizde namaz var. Her gün hergün beş vakit, ben kılamam.
 Türk: Bak bana ben kılıyormuyum! Sen de kılmazsın.
 Alman: İyi ama sizin dininizde oruç var, ben öyle yılda bir ay sabahtan akşama kadar aç kalamam ki…
 Türk: Yav sen benim hiç oruç tuttuğumu gördün mü? Sen de tutmazsın n’olacak canım.
 Alman: Tamam ama sizin dininizde içki de haram, ben içmeden duramam ki…
 Türk: Bak bana ben de şu an seninle beraber içiyorum, sen de içmeye devam edersin bir şey olmaz.
 Bu konuşmaların üzerine Alman can alıcı sözü söyler: “Öyleyse ben zaten Müslümanım!”
 Evet her şeyin bedeli vardır, Müslümanlığın da olmalıdır ki Allah Müslümanlara da bazı şeyleri yapmalarını emretmiştir. Allahın emrettiği şeylere farz denir ve yapılması zorunludur yani yapılmazsa günah olur ve cezası vardır.
 Emredilenlerden birisi de namazdır. Müslümanlar için en önemli ibadettir. Hatta sahabeler münafıkları camiye gelmemelerinden ayırt etmişlerdir. Yani namazını kılmayanlara Müslüman gözüyle bakmamışlar ve Müslüman olsa namaz kılar derlermiş. Tabi bu durum günümüzde tam uygulanabilir olmasa da sahabelerin namaza verdiği önemi görme açısından önemli bir örnektir.
 Son olarak Üstad Necip Fazıl’ında dediği gibi:
 “Beni kimsecikler okşamaz madem;
 Öp beni alnımdan sen öp seccadem.’’
 SERKAN ULUSOY

Yorumlar

Elinize sağlık serkan

Aralık 3, 2010 tarafından İbrahim (doğrulanmadı), 1 yıl 24 weeks ago
Comment: 949

Elinize sağlık serkan bey..Birazcıkta olsa unutmuş olduğumuz ahireti hatırlattınız bize..Allah razı olsun..
Üstad Necip Fazıl ne güzel de söylemiş:
Biz; Ayakları Şişene Kadar Namaz Kılan Peygamberin, Gözleri Şişene Kadar Uyuyan Ümmetiyiz...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi