Köşe Yazıları

Üstad Necip Fazıl Kısakürek'e

3 Şubat, 2012

Kalemlerimiz biledik ve yola çıktık
Üstadın izinde, nice mesafeler aştık
Doğruluk marifet, ters istikamet sapıklık
Biz sanatımızda sadece Allah’ı andık

Derdi Üstad: ‘Şiir sır ve Allah’ı aramak’
Dövünüp dövünüp onun aşkı ile yanmak
İstemem, onun olmadığı sanata dalmak
Satırlarda hece hece yalnız onu anmak

İnglizce Hutbeler

2 Şubat, 2012

Diyanetimiz baş döndürücü hızla yeni uygulamalarına devam ediyor. Geçmişteki hatalı hareketleri düzeltme babında merkezi ezan ve merkezi vaizleri kaldırarak, bu görevleri asli sahipleri olan müezzinlere ve her caminin imam hatibine verme düşünceleri yer yer tatbikata başlandı, devamı gelir inşallah.

Geçmişten Geleceğe

25 Ocak, 2012

Dön bak maziye ataların nerde
Siz yerlerdesiniz onlarsa gökte
Tüm anlamsızlıklar binmiş üst üste
O soylu kafalarsa en tümsekte.

Pire Kaf Dağını sırtlanır olmuş
Güneş utancından sapsarı solmuş
İnsanların kanı iliği donmuş
Belli ki onlar için bura sonmuş.

Geçmiş,adı üstünde, geçmiş derler
Gel gör ki, geçmişini de bilmezler
Geçen hiç bir şey yoktur, duran sizler
Geçmiş üst, siz ise alt kademeler.

Ben Müslümanım ve Türküm

25 Ocak, 2012

Niye böyle bir başlık attığımı her halde anlamışsınızdır. Son günlerde, Türkiye’de Türk’ten ve Müslüman’dan başka herkesin sesi çıkıyor.
Birileri çıkıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısının  altında bir kısım toprağımızın Kürdistan olduğunu iddia ediyor, özbeöz Türk yurdu olan bu cennet vatanı elde etmek için her yola baş vuracaklarını; bu milletin askerini, polisini şehit ettikleri silahlarını kendileri için sigorta olduğunu söyleyebiliyorlar.

Sen II

13 Ocak, 2012

Sen delice bir rüzgarsın havada
Esip esip gürleyen
Kanatsız bir perisin dünyada
Sessiz sessiz bekleyen

Sen çözülmez bir kördüğümsün manaya
Sıkı sıkı ilmiklenen
Eşsiz bir hayalsin rüyaya
Gece gece görünen

Sen ulaşılmaz bir yolsun kainata
Gidile gidile bitmeyen
Allah deyip ağlayansın secdede
Büklüm büklüm bükülen

İslam Ansiklopedisine göre Mevlana 2

13 Ocak, 2012

Bir evvelki yazımda, İslam ansiklopedisinde Mevlana’yı anlatan bölümde, Mevlana’nın faziletleri anlatılırken İslam akaidine göre nasıl yanlışlara düşüldüğünü yazmıştım. Bu yazımda da aynı mevzuları yazmaya devam edeceğim. İşte bir örnek:
Mevlana’yı anlatan yazar şunları yazıyor:

Güneş ve Kar

6 Ocak, 2012

Günler ne kadar uzun
Saatler bir o kadar baygın
Sensiz her şey kapkaranlık
Ve anlamsız
Hep geceyi yaşıyorum
Bir yıldız gibi…
Güneşe çıkamıyorum
Eriyecek kar taneleri gibiyim
Hani güneşle kar olur ya
Asla bir araya gelemezler
Ben kardan adamım
Sen ise güneş.
Seni hep bekleyeceğim
Eriyeceğimi bilsem de
Öleceğim gün gelse de
Sen benim güneşim
Ben ise senin kar tanelerinim
Güneşle kar hep ayrı yaşar ya

İslam Ansiklopedisine göre Mevlana

3 Ocak, 2012

İslam ansiklopedisindeki Mevlana maddesini yazan Reşat Öngören, Mevlana’yı anlatmak için Sipehsalara ve Eflaki’ye başvurmuş. Fakat Eflaki hakkında, “Birçok hususta en ayrıntılı bilgileri içeren Eflaki’nin eseri bazı abartı, çelişki ve hatalar da mevcuttur” demiştir. Ama yine de Eflaki’ye baş vurarak, ”Bahaddin Veled’in bir sözüne dayanarak onun soyunun anne tarafından Hz Ali’ye ulaştığını” bildirmiştir.
Mevlana bir rubaisinde kendisini şöyle tanıtıyor:

Çağın Altın Çocukları

30 Aralık, 2011

Çocukluk, zamanın delice aktığı günler
Düşünüyorum da keşke geri gelse dünler
Gönlüm maziye andıkça özlemlerle inler
Bu iniltiyi mezardakiler dahi dinler

Çocuk için zaman yoktur, zaman onda meftun
Miniklerin bildiği tek bir şey vardır; oyun
Kimi çocuksa çobandır, güder üç beş koyun
Her bir çocuk tarihtir, tarihleri Büyük Hun

Mevlana ve Kutupluk

26 Aralık, 2011

Mevlana’nın kırk yıllık müridi Sipehsalar, Mevlana’yı ve onun Kutupluğunu anlatıyor:
Mevlana’ya göre şiir:
“Yanıma gelen dostlarımın canı sıkılmasın diye şiir söylüyorum.”
(Ben nerdeyim, şiir söylemek nerde? Ama bir Türk gelip bana, hey sen kimsin der. Mülkün asıl sahibi olan Allah, kılıma kadar açık gizli her şeyi biliyor ki Türk kim, Tacik kim, Rum kim, Zenci kim bilmem ben.)